Ramazan Gelince Hatırlanan Yoksulluk
Her yıl aynı senaryo. Ramazan yaklaşınca depolar açılıyor, koliler hazırlanıyor, kameralar kuruluyor. Birkaç paket makarna, biraz yağ, birkaç kilo bakliyat… Sonra gururla dağıtım görüntüleri.

Erdem Talaş
talaserdem@gmail.com -Ve herkes rahatlıyor: “Görevimizi yaptık.”
Gerçekten mi?
İki koli erzakla bir toplumun vicdanı temizlenebilir mi? Yoksa bu sadece yıllardır süren bir alışkanlığın, hatta bir tür gösterinin parçası mı?
Yardım Değil, İtiraf
Aslında dağıtılan her koli sessiz bir itiraftır:
Bu ülkede hâlâ milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor.
Ama kimse şu soruyu sormak istemiyor:
Neden?
Neden güçlü olduğumuzu anlatırken, yardıma muhtaç insanların sayısı azalmak yerine konuşulmaya devam ediyor? Neden refah söylemi ile mutfaktaki gerçek arasında bu kadar büyük bir uçurum var?
Ramazan kolileri bazen merhametin değil, sistemin eksiklerinin üzerini örten bir perdeye dönüşüyor.
Yoksulluğu Yönetmek Kolay, Bitirmek Zor
Yoksullukla mücadele etmek zor bir iştir; reform ister, plan ister, adalet ister.
Ama yoksulluğu yönetmek kolaydır: Koliyi verirsiniz, fotoğraf çekilir, mesele kapanır.
Bir ay boyunca yardım konuşulur, on bir ay boyunca hayat pahalılığı konuşulmaz.
Bu döngü artık sıradanlaştı.
Onur Meselesi
İnsanların kapı kapı yardım beklemesi bir hayır hikâyesi değil, bir onur meselesidir.
Hiç kimse yardımla ayakta kalmak istemez; insanlar geçinebilmek, emeğiyle yaşayabilmek ister.
Gerçek sosyal devlet, yardım dağıtan değil, yardıma ihtiyaç bırakmayandır.
Asıl Eksik Olan: Hesap Sormak
Toplum olarak en büyük sorunumuz belki de bu:
Yardımı alkışlıyoruz ama yoksulluğun nedenlerini sorgulamıyoruz.
“Bu kadar zengin potansiyeli olan bir ülkede neden bu kadar çok insan yardıma muhtaç?” sorusu yeterince yüksek sesle sorulmuyor.
Sorulmadıkça da cevap aranmaz.
Ramazan’dan Sonrası
Ramazan biter, koliler biter, gündem değişir.
Ama kira devam eder. Faturalar devam eder. Mutfaktaki yangın devam eder.
Yoksulluk takvim dinlemez.
Merhamet mevsimlik olmamalı.
Belki de en zor ama en dürüst cümle şu:
İki koli dağıtmak kolaydır.
Zor olan, kimsenin o kolilere ihtiyaç duymadığı bir düzen kurmaktır.
Gerçek iyilik, fotoğraf karesinde değil; insanların hayatında kalıcı bir değişim yaratabilmektir.
