Affetmek özgürlük getirir
Affetmek, çoğu zaman yanlış anlaşılır. Sanki affeden, yapılanı onaylamış; sanki acıyı yok saymış gibi düşünülür. Oysa affetmek, ne unutmak ne de haklıyı haksızla eşitlemektir. Affetmek, yükü sırtında taşımamaya karar vermektir.

Hande Nazan Acar
-İnsan, incindiği yerde takılı kalır. Zihin, yaşananı tekrar tekrar oynatır; kalp, aynı cümleleri fısıldar: “Bunu bana nasıl yaptı?” İşte tam o noktada affetmemek, karşı tarafı değil, kendimizi cezalandırmaktır. Çünkü öfke, kırgınlık ve intikam duygusu; en çok içinde barındıranı yorar.
Affetmek bir anda olmaz. Zaman ister, yüzleşme ister, bazen gözyaşı ister. Ama gerçekleştiğinde fark edilmeden bir kapı açılır: özgürlük kapısı. Affeden kişi, geçmişin esiri olmaktan çıkar. Artık başkasının hatasıyla şekillenen bir ruh hali yoktur; direksiyon yeniden kendi eline geçmiştir.
Affetmek güçsüzlük değil, büyük bir içsel güçtür. “Canımı yaktın ama ben bu acıyla yaşamayı seçmiyorum” diyebilmektir. Kendine saygının en sessiz ama en etkili hâlidir. Çünkü affeden, sınırlarını da öğrenir. Bir daha aynı yere aynı şekilde yaralanmamak için.
Herkes affedilmeyi hak etmez belki. Ama herkes, affetmenin getirdiği hafifliği hak eder. Kalbin yükü hafiflediğinde, insan hayata daha dik bakar. Nefesi genişler, düşünceleri berraklaşır.
Affetmek, karşındakine verilen bir hediye değil; kendine sunulan bir özgürlüktür. Ve bazen hayatta yapılabilecek en büyük iyilik, insanın kendine yaptığı bu iyiliktir. Affetmek ruhunuzun özgürlüğüdür....
Sevgiyle
