İLİŞKİ: KALP İLE AKLIN AYNI MASADA BULUŞMASI
İlişki denildiğinde çoğu insanın aklına aşk gelir. Oysa aşk, ilişkinin yalnızca başlangıç noktasıdır.

Dilnoza Satimova
-Bir ilişkinin uzun ömürlü olması için duygular kadar bilinç, heyecan kadar emek ve sevgi kadar saygı gerekir. Çünkü ilişki, kalp ile aklın aynı masada oturmayı kabul etmesidir.
Kadın da erkek de bir ilişkiyi yaşarken farklı beklentiler, farklı korkular ve farklı ihtiyaçlar taşır. Ancak sağlıklı bir birlikteliğin temelinde üç vazgeçilmez unsur bulunur: niyet, duygusal denge ve saygı.
Her şey niyetle başlar. Niyet temiz değilse, zamanla ilişki de kirlenir. Karşı tarafı sahiplenmek, yönetmek ya da kontrol etmek sevgi değildir. Gerçek sevgi, karşımızdaki insanın hayatında özgürce var olabilmesine alan açabilmektir. Çünkü kısıtlamaların olduğu yerde bağ değil, bağımlılık oluşur. Bağımlılık ise sevgiyi beslemek yerine tüketir.
İkinci önemli unsur duygusal dengedir. Kadın çoğu zaman duyguyu büyüten, derinleştiren taraftır. Erkek ise yön verme ve hareket enerjisini temsil eder. Elbette bu roller kesin kalıplar değildir; ancak ilişkilerde farklı enerjilerin birbirini tamamlaması büyük önem taşır. Bir taraf sürekli yük taşırken diğer taraf geri çekiliyorsa denge bozulur. Denge bozulduğunda ilişki yorulur, korunduğunda ise güçlenir.
Ve belki de en önemli konu: Saygı...
Sevgi zaman zaman azalabilir, kırılabilir ya da sınanabilir. Ancak saygı yıkıldığında geriye onarılması çok daha zor bir boşluk kalır. İnsan, kendini ifade edebildiği, dinlendiğini hissettiği ve değer gördüğü sürece ilişkide yaşam bulur. Saygı, iki insanın birbirine verdiği en büyük hediyedir.
Bugün birçok ilişki, "Beni nasıl mutlu edersin?" sorusunun etrafında şekilleniyor. Oysa gerçek birliktelikler farklı bir soruyla büyür:
"Birlikte nasıl büyürüz?"
Çünkü bir ilişkiyi güzelleştiren şey, kendini korumak adına duvarlar örmek değildir. Kendini kaybetmeden teslim olabilmek, karşıdakinin ruhuna yük olmak yerine nefes olabilmektir.
İlişkiler kusursuz insanları değil, birbirinin eksiklerini anlayabilen insanları ister. Kalp ile akıl aynı masada oturabildiğinde, sevgi yalnızca bir duygu olmaktan çıkar; ortak bir yolculuğa dönüşür.
