06 Haziran 2026 - Cumartesi

AYNI KARANLIK SENARYONUN OYUNCULARI

Bazen sonsuz merhametimiz kötü insanların besini olur…

Yazar - Serap Kaya
Okuma Süresi: 6 dk.
Serap Kaya

Serap Kaya

-
Google News
Zehirli insanlar (Narsistler, sosyopatlar ve caniler) gözlerine kestirdikleri kurbanı çok iyi seçerler. Temiz kalpli, merhametli, vicdanlı ve fedakâr insanları doğduklarına pişman ederler, o zavallı insanlar ise sürekli kendilerinde suç ararlar… Kişilik bozukluğu olan Anneye, babaya, kocaya, çocuğa katlanırlar. Sonunda kendilerini onlara yalvarırken bulurlar… Her ailede bir kurban vardır. Sizin iyi hallerinizi, sessizliğinizi kullanırlar. İyi insanlar hayatları boyunca tek bir düşmanla savaşmaz, sürekli maske değiştiren yaratıklarla savaşır. Bunlar başka boyuttandır. Herkesi yer bu canavarlar, ama en sonunda da kendilerini yerler unutma! Cellatlarınızın arasında yıllarca kurban olarak yaşadınız, artık yaşamayın… Zehirli insanlar sizi kışkırtmak, delirtmek ve haklıyken haksız duruma düşürmek için en hassas damarlarınıza basarlar. Size geçmişteki acılarınızı, hayal kırıklıklarınızı hatırlatırlar. Amaçları sizin öfkeyle parlamanızdır. Bundan sonra gri bir kaya olun. Gri kaya nedir? Yol kenarında duran, dümdüz, hareketsiz, hiçbir duygu barındırmayan sıradan bir taş. Size yazıyorlar mı? Cevap vermeyin. Tehdit mi ediyorlar? Doğrudan yasal yollara başvurun ama onlarla asla tartışmaya girmeyin. Karşılarında bağıran, ağlayan, öfkelenen birini bulamadıklarında, o zehirli oklar kendi bağırlarına saplanacak. Tepkisizlik bu insanların en büyük kâbusu olacaktır. Ve onlara karşı hep evet dediniz, hep verici oldunuz yapmayın! Bundan sonra; bana saygısızlık yapamazsın HAYIR! Benim paramı çalamazsın, benden bir kuruş alamazsın HAYIR! Hayatıma, sevdiklerime dil uzatamazsın HAYIR. Bana ruhuma, kalbime zarar veremezsin HAYIR. Bu kelimeleri ilk zamanlar söylerken içiniz titreyebilir, suçluluk duyabilirsiniz. Sakın geri adım atmayın. Her ‘’HAYIR’’ sizi yok etmek isteyen parazitlere karşı, ruhunuza taktığınız bir emniyet kemeridir. Siz dik durdukça bu kelime sizin kalkanınız olacak. Sizi lekelemeye çalışan, arkanızdan iftiralar atan, sizin çökmenizi ve ağlamanızı bekleyen o narsist ruhların en büyük besin kaynağı sizin acı çekmenizdir. Siz acı çekip pes ederseniz, onlar içten içe ‘’ biz haklıymışız’’ diyerek zafer çığlığı atarlar. Onlara verilecek en büyük ceza! Onlarla savaşmak, onlara laf yetiştirmek değildir. Sebepsiz mutlu olun, kahkahalar atın. Sizin evinizdeki huzur kokusu onları mahvetmeye yetecektir. Sizin mutlak mutluluğunuz, onların karanlığını boğacak en büyük intikamdır. Sürekli kendinize ‘’ Ben kurban değilim. Ben ezilen, hor görülen, iftiralarla yok edilen o eski ben değilim. Ben, cehennemin ortasından geçip yanmadan çıkmayı başarmış, kendi sınırlarını çelik duvarlarla örmüş, ruhunun egemenliğini eline almış güçlü biriyim’’ deyin. Bu senin geleceğin, geçmişimin bir tekrarı olmayacak. Kurban psikolojisinden çık ve ruhsal egemenliğini ilan et. Çünkü acıyı yaşamak kaçınılmazdır ama o acının içinde bir ömür boyu mahkûm olarak kalmak bir seçimdir. Sevgi paylaştıkça çoğalır, zehir ise uzak tuttukça kurur. Unutma fedakârlık, hak edene yapıldığında değerlidir. Sizi sömürenlerin elinde kurban olmak senin kaderin değil. Geçmişini çalanlara geleceğini de hediye etme. Şimdi doğrul, üstündeki tozu toprağı silkele ve kendi hayatının efendisi ol. Bizler genellikle karşımızdaki insanın olmasını istediğimiz halini severiz. ‘’ Belki bir gün düzelir, belki bu sefer anlar’’ diye yıllarımızı feda ederiz. Oysa narsist ve vicdan yoksunu insanlar değişmez. Onların sevgisizliğini ve acımasızlığını bir gerçek olarak kabul et ve yasını tutup, o beklentiyi kalbine göm… Gerçeği kabul etmek özgürlüğün ilk adımıdır. Haklılığını kanıtlamaya çalışma, sessizliğin gücünü kullan. Sizi lekelemeye, arkadaşlarınıza iftiralar atmaya çalışabilirler. Bırakın konuşsunlar. Kendinizi savunmak, onlara laf yetiştirmek için harcadığınız enerji sizi bitirir, onları ise besler. En büyük cevap, hayatından onları tamamen silip, yok sayıp, aslanlar gibi huzurla yaşamaktır. Senin huzurun onlara verilecek en ağır cezadır. Sınır çizmek zalimlik değil, kendine olan saygındır. Zehirli insanlar senin merhametini bir zayıflık olarak görür. Sen affettikçe onlar daha çok vurur, sen verdikçe onlar daha çok çalar. Sınır çizmek her zaman iyidir. Bu ‘’ Benim de canım var ve kendimi sana kurban etmeyeceğim’’ demektir. Unutma; senin sınır çizmediğin yerde, başkaları senin hayatını çiğner’’… Kan bağı can bağı demek değildir. Toplum bize ‘’ Anne kutsaldır, evlat candır, aile her şeydir ‘’ masalını anlatır. Oysa gerçek hayat her zaman böyle işlemez. Seni doğuran kadın seni yok etmeye çalışıyorsa, büyüttüğün evlat seni sömürüyorsa orada biyolojik bir bağ vardır ama ruhsal bir bağ yoktur. O yüzden zihnini, kalbini, bedenini koru çünkü başka bir yaşamın olmayacak…
#
Yorumlar (1)
Kudret Köksal
06.06.2026 09:02
İçini tam olarak yansıtmışsın. Tebrikler.
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.